Işık önemli. İstisnalar olabilir elbette ama çoğumuz çoğunlukla seviyoruz. Bu yaşam kaynağının bizim için yararlarını saymakla bitirmek pek mümkün değil. Bu konu üzerine yapılmış sayısız araştırma, enerji birikimi ve sürdürülebilirlik açısından önemli teknik yararlarından bahseden birçok tezler mevcut. Fakat tüm bunların dışında ışık bizim için öncelikle form verici doğal bir kaynak.

Saymakla bitmeyen yararlarından bazılarını şöyle kısaca özetleyelim :

Farklı ışık kullanımları üzerimizde farklı duygu ve deneyimler yaratıyor. Konfor ve verimliliği arttırıyor, görsel ve zihinsel olarak ihtiyacımız olan doğal uyarıcıları -sirkadiyen ritim- olarak da bilinen insan vücudunun biyolojik saatini düzenliyor. Daha hızlı öğrenmemiz, daha hızlı iyileşmemiz, daha verimli çalışmamızı sağladığı üzerine yapılmış bir çok araştırmaya da kısa bir inceleme ile ulaşmak mümkün. Kısacası gün ışığı bizim için çok önemli ama asıl güzel yanı bedava olması:)

Şaka bir yana asıl bahsetmek istediğim tüm bu yararlarının beraberinde, ışığın kendi başına bir estetik unsur olarak nasıl kullanılabileceğini aslında. Çünkü güneş, hem ucuz, hem değişken hem de uzun soluklu doğal bir malzeme, o halde neden bundan ilham almayalım ve daha çok kullanmayalım ?

Bunun için bana ilham veren bir takım örnekleri sıralayacağım. Bu örneklerdeki farklılık sadece biçimsel niteliklerinden ileri gelmiyor; ilham verici yanları daha çok bütünsel bir yaklaşım meselesi. Çözümleri ile gün ışığının nasıl kontrol edilebileceği üzerine yeni estetik çözümler öne sürüyorlar. İster bir doku olsun yada bir detay, sundukları çözümler ile ışığı estetik bir “malzemeye” dönüştürmeleri ve mevcutta var olan yapılara maddi manevi yeni değerler kazandırmaları.

1- Louis I. Kahn / Kimbell Art Museum

kahn-3

Texas’ta bulunan Kimbell Sanat Müzesi, Louis Kahn tarafından tasarlanmış, bina 1972’de halka açılmış.Kahn’ın doğal gün ışığını müzenin galerilerine eşit biçimde dağıtmak için önerdiği dahiyane çözüm ise enstitü binasını modern mimarinin önemli yapıtlarından biri haline getirmiş.

Doğal ışık sıralı kubbelerin tepesindeki pleksiglas paneller yardımı ile silindirik varil tonozlardan içeriye süzülüyor. Beton duvarlar üzerinde gümüşi yansımalar oluşturan bu detay sayesinde müzede sergilenen eserler de eşit olarak aydınlatılmış oluyor.

2- Daylight House / Takeshi-Hosaka-Architects / Japonya

takeshi-3

Japon mimar Takeshi Hosaka tarafından tasarlanmış olan ev 2011 yılında tamamlanmış. Penceresiz ahşap duvarlar ve merkezi bir açık plan kullanılan evde, tavanda derin karolaj sistemi oluşturulmuş. Bu yırtıkları kapatmak için kullanılan kavisli akrilik tavan plakaları sayesinde gün ışığı 24 saat boyunca farklı biçimlerde indirek olarak iç mekana aktarılıyor.

3- Peter Zumthor / Kolumba Art Museum / Köln

zumthor-1

Peter Zumthor tarafından tasarlanan Kolumba Sanat Müzesi, sanatın düşündüren ve manevi hisleri harekete geçiren gücünü vurgulamak isteyen bir kurum. Müze, bulunduğu alanda yer alan gotik kilisenin parçalarınını, tarihi Roma ve Ortaçağ’a kadar uzanan taş duvarlar bir araya getirmesi ile ünlü. İsviçreli mimar Zumthor ise malzeme kullanımı ve eserlerinde yapısal detaylara verdiği hassasiyet ile tanınıyor.

Doğru bir çalışma ortaklığı diyebileceğimiz proje, yeni yapılan tuğla duvarları ile gün ışığını etkileyici bir biçimde içeri süzerken, içten dışa taşınan değerleri de başarı ile vurgulamış oluyor.

Deniz Üner

>>  Mini&maxi : BİR MALZEME OLARAK GÜN IŞIĞI >>